Kendine Yolculuk

 

Kendine Yolculuk

Kendine Yolculuk

Kübra Aydın GKL Mezunu

“Neden Jon, söylesene neden?” diye inleyerek sordu annesi: “Diğerleri gibi olmak bu kadar mı zor?” Yaşamın gerçek anlamını arayan martı Jonathan’ın annesinden duyduğu bu sözleri birileri de bizlere söylüyorsa, bizler de gerçek bizi keşfetmeye çalışıyoruz ya da çoktan keşfettik demektir.

“Neden Jon, söylesene neden?” diye inleyerek sordu annesi: “Diğerleri gibi olmak bu kadar mı zor?”

Yaşamın gerçek anlamını arayan martı Jonathan’ın annesinden duyduğu bu sözleri birileri de bizlere söylüyorsa, bizler de gerçek bizi keşfetmeye çalışıyoruz ya da çoktan keşfettik demektir.

Lakin herkes ne yapıyorsa onu yapıyor, neyi seviyorsa onu seviyorsak ve kendimizi tanımadan, başkalarına görünüşte “saygılı”, kendine “saygısız” yaşıyorsak yanlış olan birşeyler var.

 “Başkaları tarafından çok sık alkışlanıyorsan kendi yolunda gitmiyorsun demektir.” diye söylemiş Nietzsche.

Başkalarının akıntısında kaybolup gitmemek için önce kendini tanımalı insan.

Ben ne istiyorum?

Neyi seviyorum?

Hayattan ne bekliyorum?

Hayallerim neler?

Neyi yapmaktan hiç hoşlanmam?

....

Bu sorular gibi basit sorularla başlamalı kendini keşfe. Alışılagelmiş davranışlarla, düşünmeden yapılan tercihlerle hayata devam etmemek için bakmalı önce kendi içine. Kendini bulmalı ve tanımalı.

İnsan tanımadığı kişiye güvenemez eğer kendini tanımıyorsa kendine de güvenemez. Herkese verilmiş bir başrol varken hayatta, kendi güvenmeden yaşamak ve kontrolü hep başkalarına bırakmak hayatı figüran olarak yaşamaya gönüllü olmaktır.

Kalabalıklar içinde kaybolmadan güvenle atmak için adımlarını hayatta, önce dürüst ol kendine ve sor;

Sen kimsin?

Benzer Gönderiler...

ZAMANIN ÖTESİNDE BİR KADIN: ADA LOVELACE

Ada Lovelace’in kim olduğunu ve çarpıcı yaşam hikayesini orta okulda hazırladığım bir ödevle öğrenmiştim. Bana verdiği ilhamı bugün biz Geleceğin Kadın Liderleri ile de paylaşmak istedim. Ödevimin konusu yaptığı çalışmalarla tarihte iz bırakan kadın bilim insanlarının hayatlarıydı. İlk burada fark etmiştim sanırım ne kadar azını duyduğumu, anlatıldığını ve bilim insanı diye bir kalıp olmasına rağmen ısrarla kadınların göz ardı edilerek ‘’bilim adamı’’ vurgusunun yapıldığını.

KENDİSİNE YABANCI BİRİNİN ÖYKÜSÜ: GEÇMİŞİ OLMAYAN ADAM

2002 yapımı olan film Finli yönetmen Aki Kaurismaki tarafından beyaz perdeye aktarılmıştır. Film başarısından dolayı Cannes Film Festivali’nde birçok ödülle evine dönmüştür. Bu sayede Kaurismaki’nin de tanınırlığı artmıştır.