Hazel Topçu Başarı Hikayesi

 

Hazel Topçu Başarı Hikayesi

Hazel Topçu Başarı Hikayesi

Meltem Dere Proje Sorumlusu

2017 yılında da Tubitak Genç Girişimci desteğini alıp, çalıştığım firmadan istifa ettim ve kendi firmamı kurdum.

İstanbul Üniversitesi’nde Moleküler Biyoloji ve genetik okuduktan sonra yurtdışında bir süre genetik üzerine çalıştım ama maalesef ki geri dönmek zorunda kaldım. Ülkemizde bir genetikçi olarak çalışmak çok zor.  İş alanı yok, imkanlar yetersiz. Birçok farklı alanda çalıştıktan sonra IT sektöründe başlayan kariyerim 4 yıl boyunca İş Analisti ve Proje Yöneticisi olarak devam etti. ‘’Hangi ülkeye gitmeliyim, nerede yaşamalıyım?’’ diye bir arayış içerisindeyken, uzak doğuyu görmeye karar verdim ve Tayland’a gittim. Aradığım yer burası demiştim, iş alanlarını araştırıyordum. Ülke çok güzel, çok eğleniyorum fakat tek bir sorun vardı. Kahvaltı!

Tayland ta süt(inek) ve süt ürünleri bulunmuyor denecek kadar çok az ve pahalı. Süt yok, peynir yok, yoğurt yok. 1gün, 2 gün 1 hafta dayanılıyor ama 10 günden sonra ekmekte tüketilmemesi ile kahvaltı ciddi sorun olmaya başladı benim için. Keşke yanımıza peynir, yoğurt falan alsaydık diyoruz ama 40 derece sıcaklıktaki bir ülkede süt ürünlerinin uzun dayanmayacağını da biliyoruz. Peynir yoğurt hayali kurarken arkadaşlarım keşke bozulmayan, yanımızda sürekli taşımamız gerekeceği için hafif peynir olsa diye söylenirken aklımda bir anda üniversite laboratuvarımızda (moleküler biyoloji ve genetik mezunuyum) ilaç üretiminde kullandığımız teknoloji aklıma geldi. Maddenin nemini %90dan fazlasını uzaklaştırıp yıllarca o maddeyi hiç bir değerini kaybetmeden saklayabiliyorduk. Türkiye’ye döner dönmez üzerine araştırmaya başladım ve ilaç ve DNA/RNA saklamada kullandığımız makinaların gıdaya uyumlu halleriyle ilgili bir proje yazdım. 2017 yılında da Tubitak Genç Girişimci desteğini alıp, çalıştığım firmadan istifa ettim ve kendi firmamı kurdum. Yaklaşık 3 aydır %100 doğal, sağlıklı, katkısız, taze gıdanın rengini, hacmini, kokusunu ve tadını değiştirmeden, taze gıda ile aynı besin değerlerinde 30 yıl raf ömründe ki kızartma olmaksızın kıtır sağlıklı atıştırmalıklar üretiyorum. Meyvelerden, sebzelere, et ve süt ürünlerinden pişmiş yemeklere kadar her türlü gıda ile çalışabiliyorum. Sosyal sorumluluğunda fazla olduğu ürünlerimiz piyasada bulunan birçok hazır gıdanın içinde bulunan katkı maddeleri, koruyucular, renklendiricilerden uzaktır. Çok sağlıklı ve katkısız oldukları için annelerin cipse alternatif olarak, çocuklarına güvenle yedirebilmektedir. Spor yapıyorsanız 30 gramında 16 gram protein bulunan ve spor salonlarında ya da her yerde çok rahat yanınızda taşıyabileceğiniz kıtır peynirler, kalori ve yüksek şeker içeren barlara harika bir alternatiftir. Vejetaryen ve vegan dostu olan ürünlerimiz ayrıca çok hafif olmasından dolayı kamp yapanlar, dağcılıkla uğraşanlar için çok idealdir.

İlk başta tamamen kendi ihtiyacım olduğunu düşündüğüm ürünlerimin aslında toplumda çok büyük ihtiyaçları gidereceğini fark etmem ile bu işe girmeye karar verdim. Hem her yıl çok yüksek rakamlarda ki gıda israfını biraz olsun azaltacak, hem de sağlıklı, katkısız ürünlerim ile her yıl artan kanser ve obezite oranlarının biraz olsun azalmasını sağlayacağım.

Ben bu işe inanarak başladım. 2 yıldan fazla süre üzerinde çalıştım. Hala daha, daha iyilerini yapmak için çalışıyorum. İnsanlarda bana inanıyorlar ki çok güzel geri dönüşler alıyorum. Satışlarımı her geçen gün katlayarak ilerliyorum, çok büyük projeler alıyorum. Tüm rakamlar bir yana bir anne bana “çocuğuma peynir hiç yediremiyorum, hele bamya asla yemezdi. Sizin ürünlerinizi tüketiyor hala çok şaşkınım artık peynir de yiyor, bamya da” demesi gerçekten her şeyden çok önemli benim için.

Yılmadan, yorulmadan, umudumuzu yitirmeden çalışmaya üretmeye devam edelim…

Benzer Gönderiler...

Yeni yıla son 30!

11. Yüzyıl’ın İngilteresi’nde, Coventry halkı, gece gündüz çalışmalarına rağmen Lord’un koyduğu vergiler altında ağır bir şekilde ezilmekte olup tüm kazançları vergiye gittiği için yokluk ve sefalet içinde yaşamlarını sürdürmekteymiş. Zaman zaman isyanlar gerçekleştirip bu durumun bir son bulmasını isteseler de mevcut durumu hiçbir şekilde değiştiremiyorlarmış. Lord ile birlikte yönetimde söz sahibi olan Lady, halktan yana bir tutum almış ve her fırsatta vergilerin indirilmesi yönünde Lord’u ikna etmeye çalışmış. Halktan ve Lady’nin yakınmalarından bunalan Lord, bu tavırları sonlandırmak ve Lady’nin itibarını zedelemek için Lady’e kabul etmeyeceğini düşündüğü bir teklif ile gitmiş; at sırtında, çırılçıplak bir şekilde tüm halkın önünde Coventry sokaklarını boydan boya dolaşması… Bu teklif üzerine halkı için Lady, atının üzerine çıkarak kendinden emin bir şekilde Coventry sokaklarında geçişini gerçekleştirmiş. Lady’nin bu halkçı ve soylu hareketine, halk büyük bir asaletle karşılık vererek evlerinden çıkmamış, sokakları boşaltmış ve dükkânlarını kapatmış. Sokakta olanlar ise başlarını eğip gözlerini kapayarak Lady’e saygılarını göstermiş. Lord, Lady’nin gördüğü saygı ve halkın sevgisi karşısında hayretler içerisinde kalarak verdiği sözü tutmuş, vergileri indirmiş… Lady, bu olaydan sonra cesareti ve kararlılığı ile nesilden nesile pek çok kişiye ilham; yüzyıllar boyunca hürriyetin, baş kaldırının, haksızlığa karşı duruşu ile toplumsal kurtuluşun simgesi olmuştur.

LİMON

Son zamanların popüler cümlelerinden olan ”Hayat sana limon verirse limonata yap” motivasyon cümlesini incelemek istiyorum.