Hayallerinden Utanma

 

Hayallerinden Utanma

Hayallerinden Utanma

Melike Kılıç GKL Mezunu

Yüksek sesle söyleyemediğimiz hayallerin içimizde ölmesine izin vermeyelim. Onlara isim koyup varlığı ile gurur ve heyecan duyalım. Hayat o zaman yaşamaya değer olacak.

Nefesini uzun süre tutarsan dayanamazsın, hayatını kaybedebilirsin, nefesini bırakırsan rahatlarsın. İçinde tuttukça seni öldüren tek şey nefesin değil. İçinde tuttuğun hayallerin de seni ölüme götürebilir. 

Bir filmden bu replik: "İnsanlar 20 yaşında ölür ama 70 yaşında gömülürler."

Ne anlama geliyor biliyor musun? Eğer sen hayallerini, umutlarını ve daha da önemlisi kendine olan inancını kaybedersen ölürsün, sadece gömülmezsin o kadar. Neden sürekli yaşlılar hayıflanıyor biliyor musun, ya da neden sürekli "keşke" diyorlar? Çünkü gençken yapılamayan şeylerin çaresi yok ve zaman geri alınamıyor. İnsanların ne dediğini bu kadar fazla umursadığımız için kendi sesimizi duymuyoruz. Kendi kendimizi en içeriye hapsediyoruz. Neden bizden başka herkes çok değerli? Neden bu kadar fazla kıyas yapıyoruz? Herkes ananas, kivi ben neden mandalinayım demek gibi bir şey bu. Bazı tatlar için ananas uygun değil, mandalina gerekir, bazıları mandalinayı daha çok sever. Hem mandalina kabukları çok güzel kokar. Neden kendimizi, yetenek ve hayallerimizi görmek yerine sürekli "saçma" kıyas kriterlerine takılıyoruz? 

Şimdi Kendine Bir AŞK Mektubu Yaz.

Denemediğim hiçbir şeyi önermiyorum, geçtiğimiz günlerde bir kitap okudum ve bu kitap kendine karşı iyi şeyler yapılmasını bekliyorsan bunu sen de kendine yapabilirsin diyordu. İlgi ve alakayı seviyorsan neden bunu kendin vermiyorsun kendine? Sürekli çevremize bağımlı yaşıyoruz, artık bundan sıyrılalım. Ben bugün başkasıymış gibi kendime bir mektup yazdım ve o kadar iyi geldi ki, ben gerçekten kendimle arkadaş olabilirmişim. Bu nedenle psikologlar kendinize başkasıymış gibi davranın, öz şefkat geliştirin diyorlarmış daha yeni yeni anlıyorum. Başkasına kıyamıyoruz, kendimize karşı çok acımasız oluyoruz, neden kendimizi başkası gibi görüp öyle davranmayalım? Nasıl olduğumuzu, ne hissettiğimizi anlamak için bunu yapabiliriz. Kendime yazdığım mektupta o kadar derine indim ki unuttuğum anılar, güzel başarılar gözümün önünde canlandı. Kendimle uzun zaman sonra gurur duydum, gülümsedim. Belki de bazen en çok ihtiyaç duyduğumuz kişi bizi en iyi anlayacak olan kişi kendimizdir. 

Birinin seni gerçekten anlayabilmesi için seninle beraber düşüp aynı acıyı hissetmiş olması gerekiyor, aynı yere düşmeli, aynı yükseklikten düşmeli, aynı taşa takılmalı ve hatta seninle aynı kiloda olmalı. İmkansız gibi değil mi? O halde neden başkasının bizi çok iyi anlayıp yardımcı olmasını, akıl vermesini istiyoruz?

Hayallerine Sahip Çık

Eğer sen başkalarını dinlemeye devam edersen başkaları olacaksın. Kendini dinlersen kendini gerçekleştirmiş biri olacaksın. Hayallerine olan inancını kuvvetlendirdiğinde onu yüksek sesle söyleyeceksin ve bu seni hayalinden sorumlu tutacak, sonra da sen kendi başına gerekirse tüm yolları aşacaksın. İleride yaşlı biri olduğunda torunlarının yaptığın müthiş işlere inanamayacaklarını hayal etsene.

"Hepsini sen mi yaptın, tek başına mı?"

"Evet, kendi başıma."

Yoksa şu senaryolardan birini mi yaşamak istersin? 

"Gençken yeterince inanmadım, ailem istemedi." 

"Para kazanmalıydım."

"Birini seviyordum."

"Evim olsun istedim."

"Bana güldüler."

"Kendimi sevmiyordum."

 

Şimdi lütfen bahaneleri bırakıp kendine bir daha bak.

Gerçekten ne istiyorsun?

hamuş Melike

                  Neyi Bilmediğimizi Bilmiyoruz.

 

Benzer Gönderiler...

Yeni yıla son 30!

11. Yüzyıl’ın İngilteresi’nde, Coventry halkı, gece gündüz çalışmalarına rağmen Lord’un koyduğu vergiler altında ağır bir şekilde ezilmekte olup tüm kazançları vergiye gittiği için yokluk ve sefalet içinde yaşamlarını sürdürmekteymiş. Zaman zaman isyanlar gerçekleştirip bu durumun bir son bulmasını isteseler de mevcut durumu hiçbir şekilde değiştiremiyorlarmış. Lord ile birlikte yönetimde söz sahibi olan Lady, halktan yana bir tutum almış ve her fırsatta vergilerin indirilmesi yönünde Lord’u ikna etmeye çalışmış. Halktan ve Lady’nin yakınmalarından bunalan Lord, bu tavırları sonlandırmak ve Lady’nin itibarını zedelemek için Lady’e kabul etmeyeceğini düşündüğü bir teklif ile gitmiş; at sırtında, çırılçıplak bir şekilde tüm halkın önünde Coventry sokaklarını boydan boya dolaşması… Bu teklif üzerine halkı için Lady, atının üzerine çıkarak kendinden emin bir şekilde Coventry sokaklarında geçişini gerçekleştirmiş. Lady’nin bu halkçı ve soylu hareketine, halk büyük bir asaletle karşılık vererek evlerinden çıkmamış, sokakları boşaltmış ve dükkânlarını kapatmış. Sokakta olanlar ise başlarını eğip gözlerini kapayarak Lady’e saygılarını göstermiş. Lord, Lady’nin gördüğü saygı ve halkın sevgisi karşısında hayretler içerisinde kalarak verdiği sözü tutmuş, vergileri indirmiş… Lady, bu olaydan sonra cesareti ve kararlılığı ile nesilden nesile pek çok kişiye ilham; yüzyıllar boyunca hürriyetin, baş kaldırının, haksızlığa karşı duruşu ile toplumsal kurtuluşun simgesi olmuştur.

LİMON

Son zamanların popüler cümlelerinden olan ”Hayat sana limon verirse limonata yap” motivasyon cümlesini incelemek istiyorum.