HARİKA EKRAN

 

HARİKA EKRAN

HARİKA EKRAN

Emine Yıldız GKL Mezunu

Kendimizi ne kadar muhafaza ediyoruz?

  • İşte harika sonsuz ekran
  • Her ana uygun olarak tasarlanmış kamera
  • Anılarınızı kolayca saklayacağınız dahili depolama

  Teknolojik ürün incelemesiymiş gibi gözüken yazıma hoş geldiniz! Yukarıda “Samsung S8 ve S8+” ın özelliklerini sıraladım. Peki neden? Birkaç ay önce teknoloji ürünleri satılan bir mağazada gezinirken cam fanusun içinde sergilenen bir telefon gördüm ve görür görmez aklımda birçok soru belirdi. S8’i sakladığımız, koruduğumuz ve yücelttiğimiz kadar kendimize de hak ettiğimiz değeri gösteriyor muyuz?

  1. “İşte harika sonsuz ekran” : Bir seyir terasında olduğumuzu varsayalım. Denizin dağlarla birleştiği aynı zamanda ufak teknelerin dalgaların üzerinde keyif sürdüğü ve martıların kanat çırpışlarıyla adeta dans ettiği bir manzaraya şahitlik ediyoruz. Bu manzarayı bulunduğumuz an içerisinde hiç zorlanmadan görebiliyoruz ve algılayabiliyoruz. “Sonsuz ekran görüntülerini alabiliyoruz.” (S8 dilinde konuşmak gerekirse  )
  2. “Her ana uygun olarak tasarlanmış kamera” : Güneşin doğuşundan batışına, yakamozun etkileyiciliğinden bulutların süzülmesine kadar her hava koşulunda ve aydınlık seviyesinde görüntüyü algılamamız için tasarlanmış muhteşem “kameralarımız” var. Hem de 2 tane.  Tam da burnumuzun üstünde.
  3. “Anılarınızı kolayca saklayacağınız dahili depolama” : Birlikte güzel vakit geçirdiğimiz arkadaşlarımızın yalnızca gülümsemelerini değil, o andaki neşeli ruh hallerini de saklayabilen bir hafızamız var. Kameraya bakacağımız için değil gerçekten güldüğümüz anları saklayıp tekrar hissettirebilen muhteşem bir hafızamız var.

  Peki gelelim en baştaki sorumuza. Kendimizi ne kadar muhafaza ediyoruz? Bizi hırpalayacak düşüncelerden, ruhumuza zarar veren insanlardan ve dahasından… İnsan yapımı bir cihazı (belki de 2 yıl sonra ismi bile hatırlanmayacak) bu kadar korurken, kendimize verdiğimiz değeri bir kez daha gözden geçirelim dostlar. Unutmadan, S8’in kopyası var ama biz BİR TANEYİZ!  Sevgiyle kalın…

Benzer Gönderiler...

Yeni yıla son 30!

11. Yüzyıl’ın İngilteresi’nde, Coventry halkı, gece gündüz çalışmalarına rağmen Lord’un koyduğu vergiler altında ağır bir şekilde ezilmekte olup tüm kazançları vergiye gittiği için yokluk ve sefalet içinde yaşamlarını sürdürmekteymiş. Zaman zaman isyanlar gerçekleştirip bu durumun bir son bulmasını isteseler de mevcut durumu hiçbir şekilde değiştiremiyorlarmış. Lord ile birlikte yönetimde söz sahibi olan Lady, halktan yana bir tutum almış ve her fırsatta vergilerin indirilmesi yönünde Lord’u ikna etmeye çalışmış. Halktan ve Lady’nin yakınmalarından bunalan Lord, bu tavırları sonlandırmak ve Lady’nin itibarını zedelemek için Lady’e kabul etmeyeceğini düşündüğü bir teklif ile gitmiş; at sırtında, çırılçıplak bir şekilde tüm halkın önünde Coventry sokaklarını boydan boya dolaşması… Bu teklif üzerine halkı için Lady, atının üzerine çıkarak kendinden emin bir şekilde Coventry sokaklarında geçişini gerçekleştirmiş. Lady’nin bu halkçı ve soylu hareketine, halk büyük bir asaletle karşılık vererek evlerinden çıkmamış, sokakları boşaltmış ve dükkânlarını kapatmış. Sokakta olanlar ise başlarını eğip gözlerini kapayarak Lady’e saygılarını göstermiş. Lord, Lady’nin gördüğü saygı ve halkın sevgisi karşısında hayretler içerisinde kalarak verdiği sözü tutmuş, vergileri indirmiş… Lady, bu olaydan sonra cesareti ve kararlılığı ile nesilden nesile pek çok kişiye ilham; yüzyıllar boyunca hürriyetin, baş kaldırının, haksızlığa karşı duruşu ile toplumsal kurtuluşun simgesi olmuştur.

LİMON

Son zamanların popüler cümlelerinden olan ”Hayat sana limon verirse limonata yap” motivasyon cümlesini incelemek istiyorum.